Yapay Zekanın Hukuk Alanındaki Kullanımlarının Hukuki Realizm Perspektifinden İncelenmesi
Elif Beyza Çinar
Ed. Eren Sözüer

Yapay zekanın hukuk alanındaki kullanımları pek çok eleştiriye konu olmaktadır. Bu eleştirilerin sebeplerini daha iyi anlayabilmek için Amerikan hukuki realist görüşü çerçevesinde kabaca bir hukuk tanımı yapmak gerekir. Hukuki realizmin fikirlerinden faydalanmam, bu tartışmayı kuşatan argümanların bu akım çerçevesinde ortaya konulabilecek olmasındandır. Bu noktada iki alt başlığa değinilebilir.

(1) Hukuki Normlar Üzerine Düşünme Eylemi

Hukuki realizm görüşü hukukta kaçınılmaz doğruların olduğu fikrine karşı çıkar ve hukuku sosyal bir bilim olarak ele alır.[i] Sosyal bilimler kaynaklarını toplumsal değişmelerden ve toplumların farklı dönemlerinden alırlar. Toplumlar sürekli değiştiğine göre onun ayrılmaz bir parçası olan hukuk da değişim içinde olmalıdır. Bu noktada hukukun kaynağını normlardan değil, mahkeme kararlarından aldığını savunurlar; zira mahkemede icra edilen hukuk, kitapta yazılan hukuktan daha canlı ve hayatın içindendir. Bu yüzden hâkim karar verirken, onun için önünde duran kanun metni herhangi bir metinden farksızdır. Hâkim o metni, verdiği kararda kullandığı ölçüde bir norm haline getirir. Yani kanun metni üzerine düşünülmesi gereken ve ancak bu düşünme eyleminin sonucunda kendisine bir anlam atfedilirse kullanılan bir şeydir. Bu bir anlamlandırma çabasıdır ve anlamayı gerektirir. Otomatikleştirilmiş her şeyden soyut bir şekilde, somut olay şartlarına göre ve o anda geçerli olan hukuk politikasına göre yorumlanması gereken bir hukuk metni yapay zekanın verebileceği bu “doğrudur/ yanlıştır” verisinden daha çok anlamlar içerir.

Öncelikle, eğer bir avukatsak elimizdeki hukuk metnini müvekkilimiz için en adaletli şekilde yorumlamaya çalışırız. Hâkimsek, o anki hukuk politikasının gereklerine ve adalet istencine yönelik  bir yorum getiririz. Sanıksak, bizim için en faydalı yol hangisi olacaksa ona göre yorumlarız. Hâkim,    avukat ve sanığın okuduğu metin aynı metindir. Ancak bağlamları değiştikçe, hukuk metni farklı anlamlar edinir. Fakat bu büsbütün anlamsal bir kopuş ve parçalanış değildir. Aksine, kanun metninin anlamları bu şekilde çeşitlenir. Hukuki bir durumda bir metinden çıkan birden fazla elverişli durum oluşabilir. Oysa yapay zeka, maddi bir gerçeklik çerçevesinde bir olay için yalnızca tek bir doğru sunabilir. Bu    da hukuki metinden çıkacak yorumların ve değişik anlamların önünü kesmektir. Kanun koyucu bu şekilde düşünmemizi isteseydi, kanunlar kazuistik bir metotla her olay ayrı ayrı düşünülmüş ve katı    bir şekilde kurallar konulmuş haliyle önümüze gelirdi ve hukukçuların bu kuralları uygulamaktan başka çareleri kalmazdı ki, bu da bizi hukuk üzerine düşünmekten yoksun birer hukuk pratisyeni yapardı. Oysa hukuk ilmi insan hayatıyla ilgilenir. Hayat pek çok yönle beraber var olur. Felsefe, siyaset, politika, pozitif bilimler gibi birçok alana insan hayatı nüfuz etmiştir. Bu hayatla ilgili verilecek karar da bu hayatın nüfuz ettiği her alan düşünülerek verilmiş olmalıdır ki gerçekten adil olunabilsin. Bu yüzden karar veren kişilere ‘“hâkim” denir. Olayın öncesini ve sonrasını, temas ettiği herkesi ve her şeyi oturduğu yüksek ve “hâkim” kürsüsünden değerlendirmek durumundadır. Olayın her yönünü görebilmek için hâkim ve dışsal bir bakış ve değerlendirme gücü gerekir ki, bu da durumu matematiksel birer kod haline getirip tek yönlü bir sistem kurabilen yapay zeka için çok da olası bir işlev değildir.

(2) Hukuki Değerlendirmenin Psikolojik Altyapısı

Hukuki realizm görüşü, hâkimin karar anındaki psikolojik halinin de kararın bir parçası olduğunu savunur. Hatta hâkimin çocukluğundan itibaren yaşadığı hayat ve edindiği deneyimler de karar anının bir parçasıdır, der. Biz bu kadar ileri gitmeden sadece hukuk uygulayıcılarının karşılarındaki olay özelinde yaptıkları sübjektif değerlendirmenin karara etki edeceğini söylersek doğru bir noktaya parmak basmış oluruz. Sübjektif değerlendirmeden kasıt, hukuk metninde boşluk olduğu zaman hâkimin çeşitli şartlar altında hakkaniyeti gözeterek karar vermesidir. Bu kararı verirken olay üzerine çeşitli düşünme evrelerinden geçer ve en adil çözümü bulmaya çalışır. Oysa yapay zeka için neye işaret ettiği belirlenmemiş bir hakkaniyet kavramının içi boştur; çünkü hakkaniyet düşüncesi matematiksel bir ifadeye dönüştürülemeyecek kadar soyut ve düşünseldir.[ii] Sübjektif değerlendirmeler yapamayan bir cihazın hukuki karar alma sürecine dahil olması düşünülemez. Ancak tüm bu değerlendirmeler, okuyucunun da fark edeceği üzere, karar alma sürecinin sadece insanın yapabileceği bir muhakeme sonucu mümkün olmasından kaynaklanır. Bu yüzden yapay zekanın bu noktada sürece dahil olması adaletsiz sonuçlar doğurabilir.

Bununla beraber yapay zeka, diğer hukuki süreçlere bir yardımcı olarak katılabilir. Birkaç örnek vermek gerekirse:

  •  Gerekli Belgelerin İncelenmesi (Dava Keşfi)

Avukatlar aldıkları bir davayla ilgili olarak pek çok belgeyi incelemek zorunda kalırlar. Hangi belgenin dava için işe yarar olup olmadığının analizinin yapılması gerekir ve bu süreç genelde uzun ve yorucudur. Fakat yapay zeka kendisine gerekli verileri sağlandığında hangi belgenin ilgili dava için kullanılabilir olduğunun bilgisini çok hızlı bir şekilde verecektir. Sistemdeki tüm belgeleri tarayarak gerekli belgeleri tespit edebilir. Bu hem zamandan tasarruf sağlar hem de diğer ilgisiz belgelerle uğraşılmasını engeller.

  •  Hukuki Sonuçların Öngörülmesi İçin Olasılık Tahminleri

Bir davanın olası tüm sonuçlarını öğrenmek için de yapay zekadan faydalanılabilir.[iii] Bunun tabii ki de yanıltıcı bir tarafı vardır; ancak yapay zeka şartları analiz ederek olabilecek en olası tahminleri listeler. Bunu yaparken ilgili davaya benzer davaların sonuçlarını, bu benzer davaların ilgili davayla ortak yönlerini ve bu yönlerin olasılıklara etkisini ayrı ayrı hesaplar. Bu veriler geçmişe yönelik bilgilerden ortaya çıkmış olsa da, hem dava için argüman üretmekte faydalı olabilecek hem de müvekkilin davadaki öngörüsünü artırabilecektir.

  •  Sözleşmesel İncelemeler

Sözleşme yapılırken hukukçular, metin üzerinde birkaç defa düşünüp iki taraf için en makul metni oluşturmaya çalışırlar. Fakat bu da üzerinde titizlikle düşünülmesi gereken bir çalışmayı yapmayı gerektirir. Bu incelemenin bazı noktaları yapay zeka tarafından otomatik bir şekilde halledilebilir. Böylece işlem kısalmış olur. Örneğin, bir konu üzerinde yoğunlaşmış bir şirketiniz varsa sözleşmelerinizi genel işlem koşulları kullanarak yapmaya başlayabilirsiniz fakat bu durumda sürekli yeni mevzuatları takip edip sizin uyguladığınız sözleşmelerin bunlara uygun olup olmadığının tespitini yapacak birine ihtiyacınız olur. Bu noktada yapay zeka teknolojisi işinize yarayacaktır. Sizin için yeni mevzuatı tarar ve sözleşmenizin hukuka uygun olup olmadığının tespitini yapmanızı kolaylaştırır. Bu tip kullanımlara bir örnek daha vermek gerekirse, karmaşık matematiksel işlemler yapmayı gerektiren sözleşmelerde veya vergi hukukunu içeren işlemlerde yapay zekanın sağladığı faydalar yadsınamayacak düzeydedir.

  • Hukuki Durumlarla İlgili İleriye Dönük Değerlendirmelerde Bulunmak

Sosyal yardıma başvuran insanların arasından verdikleri belgelere göre bir tercihte bulunmak için yapay zeka teknolojisi kullanılabilir. Bu şekilde memurların inceleyip karar vermesi gereken pek çok belgeden kolayca kurtulmuş oluruz. Bu duruma başka bir örnek olarak hâkimin suçluya ceza verirken sanığın eldeki cezai geçmişine göre bir değerlendirme yaparak cezanın ağırlığını bu değerlendirmeye göre belirlemesidir. Bu belirlemeyi yaparken suçlunun ceza gerektiren fiiline devam edip etmeyeceğinin olasılığının hesaplanması yapay zeka tarafından eldeki veriler incelenerek yapılabilir. Ancak örnek verdiğimiz her iki durumda da hakkaniyet ve sağduyu gerektiren bir değerlendirme yapılması elzem olabilir. Bu kararı verirken yapay zeka karar sürecine birebir dahil edilmemeli sadece verdiği bilgiler yardımcı konumunda kullanılmalıdır.

  • Kolluk İçin Faydalı Olabilecek Bir Kullanım

Bu kullanımın birçok ayrımcılığa sebep olabileceği tartışılmaktadır. Şöyle ki geliştirilen algoritmalar sayesinde yapay zeka suçun nerede ve ne zaman işlenebileceğine dair bir olasılık hesaplaması yapmaktadır. [iv] Ancak bu durumda sisteme girilen verilerin tarafsızlığından emin olunamaz. Irkçı bir düşünceyle girilmiş suça dair her bir veri diğer başka ırkçı verilerin ortaya çıkmasına sebep olacaktır. Böylece suçu yalnızca belli bir kesimin işlediğine dair yanlış bir “makine önyargısı” ortaya çıkar. Bunu engellemenin yolu olabildiğince objektif bir şekilde sisteme veri girişini sağlamaktır. Fakat yine de riskler mevcuttur çünkü ırkçı söylemlerin yükseldiği bir hukuk düzeninde polisler de olaylara bu tip bir bakış açısı geliştireceğinden sisteme girdikleri veriler nesnel olmaktan uzaklaşacaktır.

Değerlendirme ve Sonuç

Yapay zeka disiplinler arası bir teknolojidir. Yapay zeka sistemleri geliştirilirken pek çok disiplinin sağladığı verilerden faydalanılır. Yapay zeka, kendisine hazır olarak verilmiş yazılım kodlarından veya çeşitli süreçlerin sonunda elde ettiği verilerden faydalanır. Bu yazıda da hukuk alanında birçok konuda faydalı kullanımlarının olduğunu ifade ettik. Ancak hukuki karar alma sürecinde sağduyulu bir muhakeme iradesi ortaya koymak gerekir. Somut olaya uygulanacak kanun metni bazen hâkimin  inisiyatifine bırakılmış bir bilinçli boşluk alanı sunar. Bu durumda yapay zekanın vereceği matematiksel tutarlılık gerçek hayat deneyimleriyle bağdaşamayacak netliktedir. Bu boşluk verilmediği zamanlarda dahi bir olay için tek bir hukuki gerçeklik olabileceği söylenemez. Hukuki sonuç kendi içinde, neyi önceleyeceğinize göre değişen üstü kapalı bir strateji de içerir. Bu strateji “hukuk politikası” adını alır ve sosyal durumdan birebir etkilenir; haliyle hukuk düzenini de etkiler.     Bu şekilde hukuk, pek çok açıdan üzerine düşünülmesi gereken değişik sonuçlar doğurur.

Hukuki realizmin savunucuları hukuk metni sadece bir metindir ve birçok anlama sahiptir, onu norm haline getiren hâkimin bu anlamlardan birini seçip ilgili hukuki sorunun çözümünde kullanmasıdır derler.[v] Yani her bir hukuki metin üzerine düşünülmesi gereken bir olgudur. Hukuki realizm görüşüne katılmasak dahi bu kabul edebileceğimiz bir şeydir. Tüm bu süreçleri yazılım kodu haline getiremeyeceğimiz için hukuki kararlar alma aşamamıza yapay zekayı dahil etmememiz gerekir. Ancak bu kararı alırken kullanacağımız bazı veriler matematiksel kodlara dönüştürülebilecek niteliktedir. Örneğin yaptığı sözleşmelerin hukuka uygun olup olmadığı noktasında tereddüt yaşayan bir şirket ilgili mevzuata, hazırladığı sözleşmeyi karşılaştırması için yapay zekadan faydalanabilir veya karmaşık bir işlem içeren vergi hukukuna dair hesaplamalar, matematiksel işlemler yapılmasını gerektiren sözleşmeler kolaylıkla yapay zeka tarafından kontrol edilebilir.

Bunların dışında, bir dava hakkında araştırma yapan avukatın işini kolaylaştırabileceği söylenebilir. Örneğin çok fazla dosyanın bulunduğu bir davada dava konusuyla birebir ilgili olan verilerin gereksiz olanlardan ayıklanması gerekir. Gerekli olan dokümanlara ait ipucu bilgiler yapay zeka yazılımına sunulursa, yazılım bu belgeleri ayrıştırarak zamandan tasarruf sağlayacaktır. Ancak bu tip kullanımların aksine yapay zekanın çeşitli önyargılar geliştirebileceği durumlar da mevcuttur. Örneğin, suçların en çok hangi zaman diliminde ve yerlerde işlendiğini tespit etmeye çalışan bir yapay zeka yazılımı düşünelim. Bu yazılıma, ırkçı bir düşünceyle belli bir etnik kesimi hedef gösterecek şekilde, suçun en çok onlar tarafından işlendiği gibi haksız bir veri girildiğinde yazılım bu kesime yönelik bir önyargı geliştirecek ve artık verdiği bilgiler bu önyargı çerçevesinde şekillenerek adaletsiz sonuçların ortaya çıkmasına neden olacaktır. Bu yüzden insani bir hassasiyetin gerektiği alanlarda yapay zekanın kullanımı problem oluşturacaktır.

Yapay zeka, kendisine verilen bilgiler ışığında o bilginin alt türlerini oluşturacak yeni bilgiler sunar. Kendisine verilen ilk bilgiyi temel norm kabul eder ve kendi bilgisine ulaşmak için tümdengelim metodunu kullanır. Kanun metinleri de özel bir olaya uygulanmak üzere kurgulanmış genel [vi]normlardır yani hâkimlerden tümdengelim metodunu kullanarak ilgili hukuki olaya uygulaması beklenir. Yapay zeka da hâkim de aynı metodu kullanır. Ancak yapay zeka temel normun doğruluğu üzerine düşünmez, normun sadece uygulayıcısıdır. Bu yüzden temel norm olaya uymuyorsa veya yanlış bir veriye götürüyorsa dahi bunu fark edecek öğrenme ve algılayış seviyesine sahip değildir.    Oysa hâkim, eldeki hukuki normun olaya uygulandığında adaletsiz sonuçlar verebileceğini önceden kestirip onu belki yumuşatarak belki de başka ek kanunlarla destekleyerek kullanır. Bunu yaparken hukuki değerler üzerine düşünür ve bir yargılama gerçekleştirir. Yapay zeka bunu yapamayacağı için hukuki karar alma sürecine dahil edilmez sadece sürece giden yolda yardımcı işlevini üstlenir. Birçok alanda hukuki durumları hızlandırır ve hukukçuya olayla ilgili istatistiksel bir öngörü ve bilgi verir. Bu yüzden kullanılması, belirli şartlar çerçevesinde elzemdir.


[i] Y. Işıktaç, S. Metin, Hukuk Metodolojisi, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2020

[ii] H. Surden, Artificial Intelligence and Law: An Overview, Georgia State University Law Review, 4 (2019), 12- 33

[iii] E. L. Rissland, Artificial Intelligence and Law: Stepping Stones to a Model of Legal Reasoning, The Yale Law Journal, 99 (1957), 2-11

[iv] Gramener Inc, AI and Law: 9 Ways Artificial Intelligence is Transforming the Legal Industry with Automation, (2019), https://blog.gramener.com/ai-and-law-9-ways-ai-is transforming-law-industry/ (erişim: 26 Haziran 2021)

[v] Y. Işıktaç, S.Metin, Hukuk Metodolojisi, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2020

[vi] O.G.Yılmaz,Yargı Uygulamasında Yapay Zeka Kullanımı-Yapay Zeka Hakim Cübbesini Giyebilecek mi?, 395-399, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1779680 , (erişim: 2 ağustos 2022)